04
KasımEkonomik belirsizliklerin, döviz dalgalanmalarının ve enflasyon baskısının arttığı son yıllarda, yatırımcıların en çok sorduğu soru şu:
“Paramı nereye koyarsam değerini korur?”
Bu sorunun klasik cevabı uzun yıllar boyunca altın olmuştur. Ancak değişen ekonomik koşullar ve özellikle Türkiye’nin hızlı şehirleşme dinamikleri, arsa yatırımını altına kıyasla çok daha stratejik ve kazançlı hale getirdi.
Peki neden? Gelin birlikte detaylandıralım.
Altın, tarih boyunca kriz dönemlerinde “güvenli liman” olarak görülmüştür.
Son 5 yılda (2020–2025) altının ons fiyatı neredeyse iki katına çıkmış, Türkiye’de gram altın ise TL bazında 10 kattan fazla değer kazanmıştır.
Ancak bu artışın büyük kısmı, dolar kuru artışından ve enflasyondan kaynaklanmıştır. Yani altın, aslında değerini korumuş, ama gerçek anlamda kazandırmamıştır.
Birkere altın yatırımının dezavantajlarını iyi bilmek gerekir.
Arsa, altından farklı olarak üretken bir varlıktır.
Değeri sadece ekonomik göstergelere değil, bölgesel gelişmelere, altyapı yatırımlarına, imar düzenlemelerine ve arz-talep dengesine göre şekillenir.
Bir arsanın değeri:
Örneğin Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde son 5 yılda arsa fiyatları bazı bölgelerde %400’ü aşan oranlarda artmıştır.
Bu, altının aynı dönemdeki nominal kazancının çok üzerindedir.
Peki ekonomik iltidarsizlıkta neden arsa öne çıkıyor?
Ekonomik istikrarsızlık, enflasyon ve faiz dalgalanmaları yatırımcıyı gerçek varlıklara yönlendirir. Arsa, tam da bu noktada somut, yerinde duran ve üretilemeyen bir değer olarak öne çıkar.
Bu nedenle, birçok yatırımcı portföyünde arsa yatırımını “reel koruma kalkanı” olarak görmeye başlamıştır.
Elbette her arsa aynı kazancı sağlamaz. Doğru analiz yapılmadan alınan bir arsa, uzun süre değerlenmeden kalabilir.
Bu yüzden dikkat edilmesi gereken bazı temel noktalar vardır:
Bu faktörler doğru değerlendirildiğinde, arsa yatırımcısı hem değer artışından, hem de gelecekteki proje dönüşümlerinden büyük kazanç elde edebilir.
Altın, istikrarsızlık dönemlerinde serveti koruyan bir araçtır.
Ama arttırmaz.
Arsa ise, hem değer korur, hem de zenginlik üretir.
Türkiye gibi genç nüfusun, hızlı şehirleşmenin ve altyapı yatırımlarının devam ettiği bir ülkede, arsa yatırımı sadece bir yatırım değil, stratejik bir gelecek planıdır.
Bugün doğru yerden alınan bir arsa, 5 yıl sonra sizi sadece enflasyona karşı değil, fırsatlara karşı da güçlü kılar.
Ankara'da gayrimenkul piyasasını yakından takip edenlerin son dönemde en çok duyduğu isim şüphesiz: Batı Bağlıca. Peki, bir bölgeyi bu kadar hızlı bir şekilde yatırımın merkezi haline getiren nedir? Sadece yeni bir yerleşim alanı mı, yoksa geleceğe yönelik stratejik bir yatırım fırsatı mı?
İşte Batı Bağlıca'yı Ankara'nın en değerli yatırım aksı haline getiren nedenler:
Batı Bağlıca, Ankara'nın ana arteri olan Eskişehir Yolu üzerinde yer alıyor. Sadece bu bile tek başına bir değer ölçütüyken, bölge aynı zamanda Çevre Yolu bağlantısına, Sakıp Sabancı ve Ankara Bulvarı gibi alternatif ana yollara olan yakınlığıyla şehrin her noktasına benzersiz bir ulaşılabilirlik sunuyor.
Bir bölgenin değerini belirleyen en önemli faktör, kamu yatırımlarıdır. Batı Bağlıca bu konuda adeta bir çekim merkezi haline gelmiş durumda:
Bu stratejik kurumların bölgeye taşınması, on binlerce nitelikli personelin bölgeye akın etmesi anlamına geliyor. Bu durum, hem konut ihtiyacını hem de ticari potansiyeli geometrik olarak artırıyor.
Batı Bağlıca, sadece bir "memur kenti" değil, aynı zamanda bir "kampüs alanı" olarak da planlanmış durumda.
Bu yatırımlar, bölgeyi aileler, öğrenciler ve akademisyenler için ideal bir yaşam alanı haline getiriyor.
Ankara'nın batı koridorunda, Çayyolu, Yaşamkent ve Ümitköy gibi prestijli bölgelerde inşaat yapılabilecek alanlar neredeyse tamamen tükendi. Gelişim, doğal ve zorunlu olarak bu aksın devamı olan Batı Bağlıca'ya yönelmiş durumda. Bu durum, bölgeyi arz-talep dengesinde "arzın" kısıtlı, "talebin" ise sürekli arttığı bir konuma getiriyor.
Rakamlar yalan söylemez: 2008'de sadece 700 olan Bağlıca nüfusu, bugün 50.000'i aşmış durumda. Bu hızlı büyüme, bölgenin ne kadar doğru bir yatırım noktası olduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar, bugünün fiyatlarının, gelecekteki potansiyelin çok gerisinde kaldığını belirtiyor. Henüz gelişimin başında olan bölge, tabiri caizse "arsa maliyetine daire sahibi olma" fırsatını sunuyor.
Akıllı Yatırımın Zamanı Ticari canlılık (Optimum, Gordion, Mesa Plaza'ya yakınlık), büyük inşaat firmalarının bölgeye odaklanması ve yukarıda saydığımız tüm bu stratejik gelişmeler birleştiğinde, Batı Bağlıca'nın sadece bugünün değil, geleceğin de en çok kazandıran bölgelerinden biri olacağı aşikar.
İzciler Gayrimenkul Geleceğe sağlam bir yatırım yapmak istiyorsanız, İzciler Gayrimenkul olarak doğru arsa ve konut yatırımı için yanınızdayız. Bölgeyi titizlikle analiz ettik ve kendi yatırımlarımızı da bu bölgede gerçekleştirdik. Gelin, Ankara'nın yükselen değerinde birlikte kazanalım.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için bizimle iletişime geçin.